Bizi takip edin

Köşe yazarları

Ordu ve polis çocuk öldürmezmiş

->

-> 344

Türkiye, dünyada en kolay yalan söylenen ve demagoji yapılan ülke. Türkiye tarihinde de AKP’liler kadar kolay yalan söyleyen ve demagoji yapan siyasi bir hareket görülmemiştir. Bunun en son örneği ise “bizim polisimiz ve askerimiz sivil, kadın, çocuk öldürmez” yalanının söylenmesidir. Hem de “kadın da olsa, çocuk da olsa gereğini yaparız” diyerek çocukları öldürme talimatı veren Tayyip Erdoğan ve AKP’liler bu yalanları söylüyor.

AKP iktidarı döneminde polis ve askerin öldürdüğü siviller yüzlercedir; belki de binlerle ifade edilebilir. Bu sivil ölümlerin çoğunluğu polis ve asker kurşunuyla olduğu halde, istisnalar dışında yargılanan ve ceza alan yoktur ya da mahkemeye çıkarılanlar sudan ve uydurma gerekçelerle serbest bırakılmışlardır. 1990’lı yıllardan bu yana sivil, kadın ve çocuk öldürenler yargılanmamıştır. Yargılanmalar olursa asker ve polisinin “terörle mücadelede azmi kırılır” düşüncesiyle yargılama yapılmamıştır. Bunun anlamı, “terörle mücadele” dedikleri, demokrasi güçleri ve Kürt halkına karşı yürütülen savaşta siviller öldürülebilir. Nitekim 1990’lı yıllarda yüzlerce değil, binlerce sivil öldürülmüştür. Bunların yüzlercesi de kadın ve çocuktur. 3-4 yıl öncesine kadar 1990’lı yıllarda asker, polis ve kontralar tarafından sivillerin öldürüldüğünü dillendiren AKP’ydi.

Şimdi AKP iktidarı devleti ele geçirme konusunda belirli mesafe aldığı ve kirli savaşın yürütücüsü olduğu için polis ve asker sivil öldürmez, çocuk öldürmez diyor. Halbuki AKP iktidarı zamanında sivil, kadın, çocuk ölümlerinin olduğu onlarca, hatta yüzlerce olay var. 2006 Mart Amed serhıldanında 3 gün boyunca asker ve sivil şehre girmemişti. Bu serhıldanlar sırasında polis ve asker ayağa kalkan halka ateş ederek içlerinde çocukların da olduğu birçok sivili öldürmüştü. 9 yaşındaki Abdullah Duran, 7 yaşındaki Enes Ata, İsmail Erkek, Siirt’tte 16 yaşındaki Muhlis Ete ve toplamda 15’den fazla sivil öldürülmüştü. Bu ölümler Tayyip Erdoğan’ın kadın da olsa, çocuk da olsa gereğini yaparız dedikten sonra oldu. Dolayısıyla Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla bu çocuklar öldürülmüştür, siviller öldürülmüştür.

Birçok mitingde bir bir, iki iki, üç üç sivil öldürülmüştür. Miting ve gösterilerde polis ve asker ateş açmış ve siviller öldürülmüştür. Bu konuda İnsan Hakları Derneği AKP iktidarı zamanında yüzlerce sivilin, birçok çocuk ve kadının öldürüldüğünü açıklamıştır. Yüzlercesi de yaralanmıştır. Polis ve asker Kürtler söz konusu olduğunda pervasızca silah kullandığından Kürdistan’da bebekler bile öldürülmüştür. Nusaybin’de bir buçuk yaşındaki Mehmet Uytun, 2016’da Cizre’de dedesinin kucağında öldürülen Miray bebek buna en somut örnektir. Cizre’de cesedi buzlukta saklanan küçük kız hâlâ unutulmadı. Sokakta vurulan Taybet ana unutulmadı. 2015-2016 kışında Cizre, Nusaybin, Silopi, Sur ve Şırnak’ta öldürülen sivillerin sayısı yüzlercedir.

Çatışmasızlık döneminde karakol yapanlara karşı çıkan halka da ateş açıldığı ve sivillerin öldürüldüğü biliniyor. Medeni Yıldırım buna örnektir. Gezi Direnişi sırasında öldürülenler tümden sivildi. Kobanê’yi destekleme eylemlerinde onlarca sivil de polis ve asker tarafından katledildi. AKP ise sadece 3 tane Hüdapar sempatizanının ölümünü öne çıkararak, onlarca insanının öldürülmesinin üstünü örtmeye çalışmıştır.

Roboskî’de sivillerin uçaklarla bombalanması ve 34 genç ve çocuğun öldürülmesi nasıl unutulabilir? İçlerinde bir PKK’li olabilir diye bu kadar insan bilerek öldürülmüştür. Hatta bunun talimatı Tayyip Erdoğan tarafından verilmiştir. Hâlâ bu çocukların battaniyeye sarılı cesetlerinin katırlarla taşındığı gözler önündedir.
AKP iktidarı sadece Türkiye içinde değil, Türkiye dışında da sivilleri, kadınları ve çocukları öldürmüştür. Kandil Ranya yolunda bir sivil taksi uçaklarla vurulmuş, 3’ü çocuk, 2’si kadın, 2’si erkek 7 sivil öldürülerek bir aile tümden yok edilmiştir. Bu katliamda da Solin bebeğin güzel yüzü unutulmamıştır. Kandil’in Zergelê köyü vurularak içinde kadınların da olduğu 8 köylü katledilmiştir. Bu iki katliam için de heykel ve müzeler yapılmıştır. İsteyen gider bu sivillerin kimler olduğunu öğrenir. Çok cılız tepki olsa da bu iki olayda KDP ve YNK sivillerin öldürüldüğünü söylemişlerdir.

AKP iktidarı döneminde Kürt halkından ve demokrasi güçlerinden o kadar sivil, kadın ve çocuk öldürülmüştür ki, neredeyse normalleşmiştir. İnsanlık bu ölümleri kanıksar hale gelmiştir. Bu kadar sivil, kadın, çocuk ölümünden sorumlu AKP yöneticilerinin yüzleri kızarmadan polis ve asker sivilleri öldürmez demeleri, insanlıktan nasıl çıktıklarını ve iktidar için neleri yapabileceklerini göstermektedir. İnsanın en temel özelliği yüz kızarmadır, yani utanmadır. Bizim polis ve askerimiz sivil öldürmez demeleri AKP’lilerin en temel insani özelliklerini kaybettiklerini gösterir.

Şimdi de Efrîn’de sivil öldürmüyoruz, diyorlar. Hem de şu anda 200’e yakın sivil öldürüldüğü ve yüzlercesi yaralandığı halde! Bu ölenlerin içinde kadın da çocuk da var. Bunu Suriye’deki sivil ölümleri veren gözlemevi de doğrulamıştır. Zaten yabancı gazeteler de buna şahit olmuşlardır. Bu kadar sivil ölümüne rağmen hâlâ “sivilleri öldürmemeye dikkat ediyoruz, bu nedenle operasyon yavaş ilerliyor” diyorlar. Demek ki operasyonun hızlandırılması için binlerce sivil öldürmeleri gerekiyormuş. Bu tür söylemler, biz silahlı güçlerle savaşmıyoruz, biz uçak ve toplarla yerle bir ederek savaşıyoruz demenin itirafı oluyor. Zaten bu nedenle yakıp yıkan hava saldırıları ve rastgele top atışları olmadığında savaşamayan bir ordu gerçeği vardır. Uçak saldırısı ve top atışlarıyla bir yerlere girme biçimindeki savaş tarzı kaçınılmaz olarak sivillerin ölümüyle sonuçlanır. Bu nedenle Rusya’ya hava sahasının açılması için yalvarmışlardır. Böylece HPG komutanlarının “Türk ordusunun karadan savaşma iradesi, gücü kalmamıştır” belirlemeleri de doğrulanmış oluyor.

AKP-MHP faşist iktidarının sözcüleri, yalancıları ne kadar inkâr ederlerse etsinler, AKP iktidarı döneminde polis ve asker kurşunu ve bombalarıyla yüzlerce sivil, kadın ve çocuk öldürülmüştür. Güneş balçıkla sıvanmaz. Bizim polis ve ordumuz sivil öldürmez demekle gerçekler yok edilemez.